YeniAnayasa

YeniAnayasa

25 Aralık 2016 Pazar

Producers Guild of America Queen of Katwe 2016 2h 4min Biography, Drama, Sport

Producers Guild of America

Queen of Katwe 2016 2h 4min Biography, Drama, Sport
http://www.queenofkatwe.com/
A Ugandan girl sees her world rapidly change after being introduced to the game of chess.
Director: Mira Nair
Writers: William Wheeler (screenplay), Tim Crothers (based on the ESPN Magazine article and book by)
Stars: Madina Nalwanga, David Oyelowo, Lupita Nyong'o
Film müziğinin bestecisi: Alex Heffes
Oyuncu direktörü: Dinaz Stafford
Sinematografi: Sean Bobbitt
http://www.imdb.com/title/tt4341582/
https://en.wikipedia.org/wiki/Queen_of_Katwe


7 Nisan 2016 Perşembe

-- FULL *** ZEKİ MÜREN *** TÜRKÜLER FULL -- 50 DAKİKA Radyo Kayıtları Dİ...



Zeki Müren - Bahçede Mişmiş - GERÇEK TAŞ PLAK KAYDI



Bu plak "Raif Kara Gramofon ve Taş Plak Koleksiyonu"na aittir.
Bu parçanın kaydı çok özel cihazlarla, taş plak gramofonda çalınırken yapılmış ve sonrasında herhangi bir bilgisayar programı ile müdahale edilmemiştir.

31 Mart 2016 Perşembe

le trio joubran - masar


Önce kalbim lanete çarpa çarpa gümrah sonra kalbim gümrah ırmakları tanımaktan kaygulu

Ağzının bir kıvrımından cesaret bularak

ter yürekte susayışlar yaratan yağmurlara açıldım

kalmışsa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar

kalmışsa bir kaç ısrar ölümle yarışacak

onların yardımıyla dünyamıza acıdım.



Dünya. Çıplak omuzlar üzerinde duran.

Herkes alışkın dölyatağı bersalarla ağulanmış bir dünyaya

Benimse dar

çünkü dargın havsalamın

gücü yok bazı şeyleri taşımaya.

Önce kalbim lanete çarpa çarpa gümrah

sonra kalbim gümrah ırmakları tanımaktan kaygulu

sakın Styks sularının heyulası sanmayın

er gövdesinde dolaşan bulutun simyası bu,

biraz üzgün ve Ömer öfkesinde biraz

öyle hisab katındayım ki katlim savcılardan sorulmaz

ne kireç badanalı evlerde doğmuş olmak

ne ellerin hırsla yaban tutuşu

ne fabrikalarda biteviye üretilmekte olan kahır

dev iştihasıyla bende kabaran aşkı

yetmez karşılamaya.

İnsanlar

hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır

o ferah ve delişmen birçok alınlarda

betondan tanrılara kulluğun zırhı vardır

çelik teller ve baruttan çatılınca iskeletim

şakaklarıma dayanınca güneş

can çekişen bir sansar edasıyla

uğultudan farkedilmez olunca konuştuğum

kadınların sahiden doğurduğuna

toprağın da sürüldüğüne inanmıyorum

nicedir kavrayamam haller içinde halim

demiri bir hecenin sıcağında eriyor iken gördüm

bir somunu bölünce silkinen gökyüzünü

su içtiğim tas bana merhaba dedi, duydum

duydum yağmurların gövdemden ağdığını.



Sen ol küçük bir kıvrımdan, bir heceden

aşk için bir vaha değil aşka otağ yaratan

sen ol zihnimde yüzen dağınık şarkıları

bir harfin başlattığı yangın ile söndür

beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım

öyle mahzun

ki hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın.



(1975)

Ben Allah'a, bana ömrümün bir kısmını komünist olarak geçirtmiş olmasından dolayı hep hamd ederim.


29 Mart 2016 Salı

Sıfırdan %100 millî bir merkez bankası kurulmadan problem çözülmez 29 03 2016

 Sıfırdan %100 millî bir merkez bankası kurulmadan problem çözülmez.

Kral kim?
Dünyayı, para basma yetkileri elinde olan merkez bankaları şirket gibi yönetiyor...

Merkez Bankalarının kuruluş yapılarına bakın ne dediğimi çok daha iyi anlayacaksınız..


ABD merkez bankasından başlayalım. Bugün açıkladığı bir cümle milyarlarca doların yer değiştirmesine sebep olan FED’in en büyük hissedarı Amerika’nın Musevi kökenli meşhur aileleri, Rockefeller, Rothschild, Lehman, Warburg ve JP Morgan’dır.

Bugün tüm dünya düzeni borçlanma ve faiz üzerine kurulmuş durumda. Borcunu bitiren, azaltan ve yeni borçlanmaya gitmeyen ülkelerde terör, iç savaş, din  çatışması gibi olaylar alevleniyor..

Niye?


Çünkü ekonomisi düzelen ülkenin sesi daha gür çıkıyor (bugün bizde olduğu gibi).  Rotschild ailesi 16. yüzyılda İngiliz Kraliyet Sarayı'nda kralın yaverliğini yapıyordu.

Ama kralın izlediği siyaseti belirleme yetkisine sahipti.

 Sonuçta tüm ihaleleri kazanıp büyük bir servet sahibi oldu.

Böylece Avrupa’daki tüm imparatorlukların saraylarında hakimiyet kurdu.

İngiltere'ye Fransa ile savaşa girmesi için 38 ton altın borç verdi.

İngiltere yenilince borcunu ödeyemedi.

Buna karşılık İngiliz merkez bankası yani Bank of England, Rothschild ailesine sterlini basma yetkisiyle birlikte devredildi.

Yani ülkenin bağımsızlığı satıldı. Bu ailedeki fertlerin sayıları bir elin parmakları kadar değil, binlerce...

1861'de Amerika’da yaşanan iç savaş nedeniyle paraya ihtiyacı olan o zamanın başkanı Abraham Lincoln ilk önce Rothschild bankasından kredi almak ister ama faizleri çok yüksek bulur.

 Devlet adına kendi dolarını (Greenback) basmaya karar verir. 1865'te Lincoln tek bir kişi tarafından suikasta uğrar, öldürülür..

Kısa bir süre sonra suikastı yapan kişi ölü olarak bulunur.

 Lincoln'dan sonra A. Johnson başkan olur ve Greenback'in basımını durdurur.

4 Nisan 1963'te John F. Kennedy "Executive order 11110" diye bilinen bir yasaya imza atar. Bu yasa ile FED'in devletleştirilmesinin yolu açılacaktır.

1963'te ismi
 "United states notes"
 diye geçen 4 milyar değerinde banknot basılıp piyasaya sürülür..

Yenileri hazırlanırken, Kennedy yine tek bir kişi tarafından öldürülür.

 Ve yine suikastı yapan kişi olaydan kısa bir süre sonra ortadan kaldırılır. Kennedy’den sonra Lyndon Johnson başkan olur ve yeni banknotların basımını durdurur... Sistem nasıl çalışıyor görüyorsunuz değil mi?

Şimdi bize gelelim. 2015 yılında dolar kurunun tarihî zirvelerini görmesi Merkez Bankası’na rekor kâr getirdi.

2014 yılına göre kâr artışı %60’la 13.8 milyar lira oldu.

Evet banka son iki yıldır dolar kurundaki yükselişle kazancını katlıyor.

Faizi aşağı çekmesi için yoğun baskı uygulanan Merkez Bankası bir defa %100 bir devlet kuruluşu değil, devlet ve özel bankalarla birlikte tüzel kişiliğe sahip ortakları var.

Hazinenin payı %55, millî bankaların %25, tüzel kişilerin %19. Hazine ve millî bankaları anladık da şu tüzel kişiler kim?

Açıklamıyorlar devlet sırrı gibi saklıyorlar..

Bankanın sermayesi 25 bin lira.. 250 bin hisseye ayrılmış, yukarıdaki paylara göre dağıtılmış.

Şimdi burada sorulacak soru şudur:

Devlet bankası görünen ama aslında ortaklarına karşı sorumluluğu bulunduğu için kâr etmeyi hedefleyen bir banka, para istikrarını sağlayabilir mi? Faizleri aşağı çeker mi?

 Elbette ki hayır!..

Türkiye’de ne zaman sorunlu bir süreç yaşanmışsa
(Gezi Parkı olayları, 17-25 Aralık süreci ve 7 Haziran seçimleri sonrası)
merkez bankasının yüksek kazanç sağladığını görüyoruz.

Bu tesadüf müdür, yoksa bilinçli bir planın uygulamaya sokulması mıdır?

 Hükümet, Merkez Bankasına faizi düşür diyor.

Oysa ortakları hayır diyor..

 Niye?

Çünkü yüksek faizden büyük kazanç sağlıyorlar. Merkez bankası kendini ortaklarına karşı sorumlu görüyor, kuzu kuzu "peki" diyor, karar tercihini ortaklarının görüşü yönünde kullanıyor.

 Bakın 2015’te tüm kamu ve özel bankaların toplamı 26 milyar lira kâr etti.

 Merkez Bankası tek başına onların yarısı kadar kazanç sağlamış.

Yeni bir başkan da gelse de durumun değişmesi çok zor..

Sıfırdan %100 millî bir merkez bankası kurulmadan problem çözülmez.

Son derece kritik bir denge kurulmuş:

Dünyayı özel sektör yönetiyor, karşı çıkanları temizliyor.



 29 03 2016
Necmettin Batırel

15 Mart 2016 Salı

Yeşil Şehirler için Yeşil Binalar Yapmak Kavram ve Tarihi Türkiye’de “Yeşil Binalar Yönetmeliği” ve Kamu Desteği

Yeşil Şehirler için Yeşil Binalar Yapmak: Kavram ve Tarihi:
Bu kavrama tarihsel bir perspektif içinde bakmanın yanı sıra yeşil
binalar ile diğer konvansiyonel binalar arasındaki farklar, bir binanın
“yeşil bina” olarak kabul edilmesi için gerekenler öne çıkartılacaktır.




Sürdürülebilir ve Ekolojik Binalar Tasarlamak:

Yeşil Binaların yapılabilmesinin en önemli unsurlarından birisini de
“tasarım” aşaması oluşturmaktadır. “Sürdürülebilir bir çevre için
sürdürülebilir tasarıM anlayışı da bu doğrultuda ortaya çıkan bir
dönüşümü yansıtmaktadır. Düşük karbon emisyonlu bina tasarımının
esasları, binalarda güneş ve rüzgar enerjisinin kullanımı, ısıtma ve
soğutmada çevreci teknik ve teknolojiler, bu tür binalarda akıllı
sistemler, yeşil yapıların proje finansmanı, bu konunun tamamlayıcı
unsurları olacaklardır.




Türkiye’de “Yeşil Binalar Yönetmeliği” ve Kamu Desteği:

2014 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından çıkartılan tam
ismi; “Sürdürülebilir Yeşil Binalar ile Sürdürülebilir Yerleşmelerin
Belgelendirilmesine Dair Yönetmelik” olan mevzuat ve bu mevzuat
sonrasında ülkemizde yaşanan ilgili gelişmeler ve sonuçları ile yeşil
binalara dönük kamu desteği konuları gündeme taşınacaktır. Bununla
beraber “mevcut binaların yeşil binalara dönüşümü” konusu da yer
alacaktır.




Antalya Örneğinde Yeşil Binalar ve Uygulaması:

EXPO 2016’nın ev sahibi şehri sıfatını taşıyan Antalya’da, bu alanda
gerçekleşen uygulamalar, iyi ve kötü örnekleriyle birlikte yerel
yönetimler ve  yerel firmaların katılımıyla tartışma gündemine
getirilmek istenmektedir.




Mimarlık ve Mühendislik Eğitiminde Çevreyi Temel Almak:

Günümüzde sürdürülebilir bir çevre için mimarlık ve mühendislik
eğitimleri de tartışma konusudur. Doğaya ve çevreye duyarlı bir mimarlık
eğitimi sonrası ortaya çıkacak olan sürdürülebilir tasarımları hayata
geçirecek bir mühendislik eğitimi konular arasındadır.“İnşaat
mühendisliği ve mimarlık eğitiminde sürdürülebilirlik kavramı”, “inşaat
sektöründe çevreci teknolojilerin öğrencilere nasıl aktarılmalı”,
“yapıların ve tesislerin sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda
tasarımı” ve “kentsel dönüşüm kapsamında müteahhitlerin çevre konusunda
bilinçlendirilmesi” konuları yer alacaktır.




Yeşil Binalar İçin Sürdürülebilir ve Ekolojik Malzemeler:

Planlama, tasarım , konumlama ve inşaat aşamalarıyla birlikte “yeşil
bina” kavramına uygun malzeme seçimi de önemlidir. Bu  tür binalarda
kullanılan ve çevreyle uyumlu, doğal hayata ve insan sağlığına daha az
zarar veren malzemelerin üretim ve seçimi gündeme getirilecektir. Buna
göre; “sürdürülebilir ve ekolojik yapı malzemeleri”, “yeşil yapılar için
uygun ekolojik malzemelerin seçimi” konuları tartışmaya açılacaktır. 








İlgili ana başlık altında yer alan alt başlıklar ve bu alt
başlıkların içerikleri doğrultusunda sempozyuma konuşmacı yahut destekçi
olmak için fikirlerinizi bekliyoruz. Bu davet; konuyla ilgili
akademisyenler, ilgilli STK’ların uzman ve yöneticileri , kamu ve özel
kurumların uzman ve yöneticilerine açıktır.

4 Mart 2016 Cuma

Kimsesizlerin kimsesiziyim, kimsesizim Mesut Bahtiyar



Söz : İlham Behlül Pektaş / Zeki Müren

Beste : Muzaffer Özpınar



Sevgi dolu bir dünyam var

Dört yanımda tüm insanlar

Dünya malı neye yarar

Dostluklarla yaşıyorum



Şiirlerde romanlarda

Gelmiş geçmiş zamanlarda

Tamburlarda kemanlarda

Şarkılarda yaşıyorum



Sevgilerden nakışlarla

Mutlu mutsuz bakışlarla

Kalpten kalbe akışlarla

Alkışlarla yaşıyorum



Ben de sevdim bir zamanlar

İçimde bin hatıra var

Herkes hayatını yaşar

Anılarla yaşıyorum



Ne köşklerde ne sarayda

Ne dünyada ne de ayda

Benim yerim çok uzakta

Dualarla yaşıyorum



Şarkılara duygu seren

Çilelere göğüs geren

Dertli gönüllere giren

İşte benim Zeki Müren



Kimsesizlerin kimsesiziyim, kimsesizim

Yalnızların yalnızıyım, yalnızım

Dertlilerin dertlisiyim, dertliyim

Aşıkların aşkıyım, aşıkım



İsmim Mesut, göbek adım Bahtiyar

Yıllarca hep böyle bildiniz siz

Mesut Bahtiyar'dan şarkılar dinlediniz


2 Mart 2016 Çarşamba

Glumpers - The Books Will Get You Far - Funny video cartoons

Glumpers - The Books Will Get You Far - Funny video cartoons: The Glumpers are funny videos for children entertainment. Animation Comedy Kids. Funny videos, hilarious stories of animation comedy, don't stop to laugh, lo...

27 Şubat 2016 Cumartesi

26 Şubat 2016 Cuma

25 Şubat 2016 Perşembe

Okul kütüphaneleri devrimi devriminin gerçekleşmesine ramak kaldı

Okul kütüphaneleri devrimi! - Açık Görüş: Bilgi kaynakları koleksiyonundan, teknolojik unsurlara kadar her şeyin düşünüldüğü Z-Kütüphaneler öylesine çekici ve donanımlı ki okul kütüphaneleri devriminin gerçekleşmesine ramak kaldığı söylenilebilir.

24 Şubat 2016 Çarşamba

AB’de yapısal reformlar ekonomiye ne kazandırdı? 22 01 2016 Real Economyu Avrupa Komisyonu üyesi Pierre Moscovici

AB’de yapısal reformlar ekonomiye ne kazandırdı?: Real Economy bu hafta yapısal reformları konu alıyor. Bu kelimeler tam olarak ne anlama geliyor ve bütçemize nasıl etki ediyor? Daha da önemlisi bu reformlar işe yarıyor mu? Tüm bu soruları, yapısal reformlardan sorumlu Avrupa Komisyonu üyesi Pierre Moscovici’ye yönelteceğiz. Daha sonra diğer ülkelere örnek olan ve yeniden toparlanan İrlanda ekonomisini masaya yatırıp, son olarak da…




 "Pierre Moscovici: Bence Avrupa Birliği'nde ve Euro bölgesinde ekonomik
büyüme çok da kötü durumda değil. Rakamlara göz atacak olursak İtalya şu
anda durgunluktan çıktı. İspanya ortalama büyüme oranını aştı."





16 Şubat 2016 Salı

Berlinale’de şiirsel ve romantik dokunuş “Crosscurrent” Yang Chao imzalı Çin filmi

Berlinale’de şiirsel ve romantik dokunuş: Yang Chao imzalı Çin filmi “Crosscurrent” (Chang Juang Tu) 66. Berlin Film Festivali’nde büyük ödül Altın Ayı için yarışan yapımlardan biri. Dünya prömiyerini Berlinale’de yapan film, Çin’in Yangtze Nehri’nde bir kargo gemisinin genç kaptanının hikayesini konu alıyor: “Öncelikle Çin’in önemli bir klasik şiir geleneği var. Tang Hanedanı’ndan…



Yang Chao imzalı Çin filmi “Crosscurrent” (Chang Juang Tu) 66. Berlin Film Festivali’nde büyük ödül Altın Ayı için yarışan yapımlardan biri.



Dünya prömiyerini Berlinale’de yapan film, Çin’in Yangtze Nehri’nde
bir kargo gemisinin genç kaptanının hikayesini konu alıyor: “Öncelikle
Çin’in önemli bir klasik şiir geleneği var. Tang Hanedanı’ndan günümüze
kadar uzanan diğer hanedanlar Yangtze Nehri’ni tarif etmek, bu nehri
anlatmak için çeşitli yaklaşımlar kullanmış. Ben de o şiirleri
sinematografi vasıtasıyla bugüne taşıdığımı hissediyorum.”




Genç kaptan seyahati sırasında bulduğu saklı kalmış bir şiir
kitabını okurken, Çin tarihinin ünlü şairlerinin eserleri ekrana
yansıyor.




Usta oyuncu Julianne Moore ve Greta Gerwig’in başrollerini
paylaştığı “Maggie’s Plan” adlı romantik komedi de Berlinale’de yarışma
dışı gösterilen filmler arasında yer alıyor.




Çocukluğunun birkaç yılını Amerikan ordusunda görev yapan babasının
işi nedeniyle Almanya’da geçiren Moore filmin çekimleri için bu ülkeye
geri dönmekten mutlu olduğunu ifade ediyor: “Merhaba, Berlin’i
seviyorum, nasıl hayran eden bir festival. Almanya’yı seviyorum. Gençken
Frankfurt’ta yaşadım ve bu yüzden biraz Almanca konuşabiliyorum.”




Gerwig de projede sinemanın duayenlerinden Moore ile birlikte rol
almaktan çok mutlu olduğunu söyledi: “O bir usta, o her şey. Şimdiye
kadar birlikte çalıştığım en iyi aktrislerden biri, öyle bir mutlak
kontrole sahip ki ve aynı zamanda da korkusuz.”




“Maggie’s Plan” ünlü yönetmen Rebecca Miller’ın imzasını taşıyor.
Senaryosu da Miller’a ait olan filmde aradığı mutluluğu bir türlü
bulamayan Maggie adlı genç kızın eylemleri, planları ele alınıyor.

Dimitri Medvedev: ‘‘Rusya ulusal çıkarlarını savunmak için Suriye’ye askeri operasyonda bulundu’‘

Dimitri Medvedev: ‘‘Rusya ulusal çıkarlarını savunmak için Suriye’ye askeri operasyonda bulundu’‘: Rusya ciddi bir ekonomik krizden geçiyor ve Suriye’deki savaşa çözüm bulma yönünde kilit bir rol oynuyor. Tüm bunlara rağmen çok sayıda Batı ülkesi Rusya’yı bir tehdit olarak görüyor. Bu konuları daha detaylı ele almak üzere Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev ile Münih Güvenlik Konseyi’nde bir araya geldik. Dmitri Medvedev 14 Eylül 1965’te dünyaya…


15 Şubat 2016 Pazartesi

Noam Chomsky: Totalitarian Culture in a Free Society (Oct. 1, 1993)



Edip Yuksel (E) Noam Chomsky - Democracy, Plutocracy, Palestinians, Kurds



Download IDM Portable rar

Download IDM Portable rar: Free Unlimited Cloud Storage

To Be and to Have Être et avoir 2002 Fransız köy hayatı 1h 44min Documentary, Family

Être et avoir
 
izle
To Be and to Have Être et avoir 2002
1h 44min Documentary, Family  28 August 2002 (France)
http://www.imdb.com/title/tt0318202/
https://en.wikipedia.org/wiki/To_Be_and_to_Have

 Fransız köy hayatına yönelik sevgi dolu bir ağıt olan bu incelikli,
bilge ve eğlenceli film, yürek burkacak denli güzel ve insana büyük
keyif veriyor.




 Fransa’da ulaşım ve olanaklar bakımından kıyıda köşede
kalmış yerleşim merkezlerinde, yuva yaşından ilkokul son sınıf
seviyesine kadar köyün bütün çocuklarının tek bir öğretmen gözetiminde
biraraya getirildiği “tek sınıftan oluşan okullar” hâlâ var.
Dışlanmışlıkla dünyaya açılmak arasında kalan bu karışık küçük gruplar,
iyisiyle kötüsüyle gündelik hayatı paylaşmakta. Bu belgesel film de,
Auvergne’in göbeğindeki bir köyde, bu tür okullardan birinde çekilmiş.
Filmde okulun rutinine ve ritmine şahit olurken öğrencilerin farklı
kişiliklerini keşfediyoruz. Öğretmenleri Bay Lopez sabrıyla, şefkatiyle,
küçük öğrencilerine kendini tamamen adamış olmasıyla gözümüzde
kahramanlaşıyor. 




Giderek, bu okulun Fransızlara has bir geleneğin
cisimleşmiş hali olmanın ötesinde, köy yaşamının aynası olduğunu fark
ediyoruz…

The Art of Flight 2011 izle

The Art of Flight



izle 



 Red Bull Media House ile Brain Farm Digital Cinema ortak yapımı olan ve
Curt Morgan’ın yönettiği “The Art of Flight” aksiyon sporları filmine
yeni bir soluk getiriyor. Aksiyon ve macera kaçınılmaz dramatik anlarla
birleştiriliyor. Çekimleri iki yıl süren film snowboardçu Travis Rice ve
arkadaşlarına dağlarda neyin mümkün olduğunu yeniden tanımlama fırsatı
veriyor. Çığların düştüğü, kazaların yaşandığı ve yanlış dönüşlerin
yapıldığı alçak yerlerin ve yeni bölgelerin açıldığı, yeni hilelerin
öğrenildiği yükseklikleri keşfedin. Şimdiye dek ilk kez izleyiciler
dünyanın uzak köşelerindeki keşfedilmemiş dağlarda muhteşem manzaralarla
aksiyona doyacak.

2015 yılında altyazili.org'da neler oldu?



Comment j’ai détesté les maths Matematik size oldum olası sıkıcı geldi

Comment j’ai détesté les maths



 Matematik size oldum olası sıkıcı geldi, matematiği kaçınılmaz şekilde
işe yaramaz buluyorsunuz, kısacası matematikten hep nefret ettiniz! Eğer
toplumumuzda bu kadar önemli bir yer edinmeseydi belki de gülüp
geçecektik. Apple, Google, Goldman Sachs artık birer algoritma ve
matematik formülü. Nasıl oldu da, aynı zamanda dünyaya hükmeden
matematik bu sevgisizlikten acı çeker hale geldi? Comment j’ai détesté
les maths (Matematikten Nasıl Nefret Ettim), aralarında 2010 Fields
Madalyası sahibi Cédric Villani’nin de bulunduğu büyük matematikçilerin
eşliğinde dünyanın dört bir yanına yaptığı yolculuk ile matematiğin
dünyamızı nasıl değiştirdiğini anlatıyor. Daha iyiye ve bazen de daha
kötüye…

Into Eternity: A Film for the Future

Into Eternity: A Film for the Future



 Nükleer çağ daha 70 yılını doldurmamışken, yaklaşık 300.000 ton ölümcül
radyoaktif atık bugün dünyada varolmakta. Doğal ve insan kaynaklı
felaketlere açık mevcut yer-üstü depolama tesisleri daha önce benzeri
hiç görüşmemiş bir soruna sadece geçici çözümler sunuyor. Finlandiya’da
2100 yılında mühürlenmesi ve en az 100.000 dokunulmaması gereken
dünyanın ilk kalıcı deposu, muazzam bir yer altı tünel sistemi, sağlam
kayadan yontulmakta. Yüz bin yıl. Bu şiirsel, unutulması güç
güzellikteki belgeselde, sinemacı Michael Madsen dünyanın en önemli
nükleer enerji uzmanlarıyla konuşuyor: Bizim yaşam şeklimizin ne kadar
uzak gelecek üzerinde etkileri var? Uzak gelecekteki uygarlıkları, bizim
nükleğer çağımızın gömülü hazinelerinin – firavunların mezarları ve
piramidlerin aksine – asla ve asla keşfedilmemeleri gerektiği hakkında
nasıl uyarabiliriz?

iGenius: How Steve Jobs Changed the World

iGenius: How Steve Jobs Changed the World



 Masalların “Gökten düşmüş üç elma..”sı gibi günümüz insanoğlunun
kaderini etkilemiş “üç elma” nedir diye sorulsa, herhalde Adem ile
Havva’nın “yasak meyva” sından ve Sir Isaac Newton’ın başına düşen
elmanın ardından, Steve Jobs’un yarattığı Apple’ı saymak gerekir.

14 Şubat 2016 Pazar

Nüfus cüzdanlarının yerini alacak çipli kimlik kartları, pilot uygulamaya sayılı günler kala görücüye çıktı 14 Şubat 2016 Pazar

Çipli kimlik kartları görücüye çıktı

Nüfus cüzdanlarının yerini alacak çipli kimlik kartları, pilot uygulamaya sayılı günler kala görücüye çıktı.
Nüfus cüzdanlarının yerini alacak çipli kimlik kartları, pilot uygulamaya sayılı günler kala görücüye çıktı.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ve tüm hazırlıkları tamamlanan çipli kimlik kartları projesi için yasal düzenlemenin de yapılmasıyla sona gelindi. Kimlik kartları gelecek ay pilot il Kırıkkale’de dağıtılmaya başlanacak. Kimlik kartlarının yıl sonuna kadar tüm illere yaygınlaştırılması ve 3 yıl içinde tüm vatandaşlara dağıtılması hedefleniyor.

Kimlik kartı görsellerinde, ülkenin ulusal, kültürel ve tarihi ortak değerlerini içeren unsurlara yer verildi. Selçuklu çizgileri, Osmanlı motifleri ve Cumhuriyetin modern çizgileri kullanılarak oluşturulan motifler, banknot basımında kullanılan tekniklerle kimlik kartına uygulandı.

Uluslararası alanda Türkiye'yi temsil rengi olan turkuazın ağırlıklı olarak kullanıldığı kimlik kartları, kadın-erkek ayrımı olmaksızın tek renk ve tek tasarımda olacak.

Yüksek güvenlik özellikleri
www.nvi.gov.tr/
Dünyadaki benzerlerine göre yerli mühendislik ve yerli üretim katma değeri çok daha yüksek olan kimlik kartı elektronik, görsel ve kimyasal bir çok güvenlik unsuru barındırıyor.

Tamamen benzersiz ve yalnızca kimlik kartına özel tasarlanmış ve üretilmiş olan şifreli grafik tasarımlar, özel DNA’ya sahip mürekkepler, mikro ve nano yazılar gibi onlarca gizli ve açık güvenlik özelliğine sahip kimlik kartının bazı güvenlik özellikleri ise açıklanmıyor.

Tüm haberleşme altyapısı ve işletim sistemi TÜBİTAK tarafından geliştirilen şifre mekanizmalarıyla korunan kimlik kartının içerdiği bilgilere art niyetli yollarla ulaşmak imkansız.
www.nvi.gov.tr/
Kimlik kartları nasıl alınacak?

Çipli kimlik kartları için ilçe nüfus müdürlüklerine şahsen başvuru yapılacak. Bunun için tüm ilçe nüfus müdürlükleri başvuru ihtiyaçlarına göre hazırlandı. Vatandaşlara bankolar yerine masalarda hizmet verilecek.

Sağlık ya da benzeri sebeplerle ilçe nüfus müdürlüğüne gidemeyen vatandaşların evlerinde başvurularının alınabilmesi için gerekli teknik hazırlıklar tamamlandı.

Onaylanan kimlik kartları, vatandaşların beyan ettikleri adreslerde teslim edilecek.

Vatandaşlara uyarı
www.nvi.gov.tr/
Kimlik kartıyla ilgili resmi web sitesi açılacağını ifade eden yetkililer, vatandaşlara, resmi olmayan web sitelerine, duyurulara, sosyal medyada yer alan haberlere itibar etmemeleri uyarısında bulundu.
 

Eda Yıldırım barak havası-degme felek



The First World War The First World War 2003 izle

The First World War



 10 bölümden oluşan belgesel, Birinci Dünya Savaşı tarihine yönelik kapsamlı bir inceleme niteliğinde.

12 Şubat 2016 Cuma

izle Prince of Persia The Sands of Time 2010 izle

Prince of Persia The Sands of Time 2010 



Still Alice (2014) 720p BluRay

Still Alice (2014) 720p BluRay 

 http://www.imdb.com/title/tt3316960/








A linguistics professor and her family find their bonds tested when she is diagnosed with Alzheimer's Disease.
Genres
Drama
Released Dec 05 2014
Duration 101 minutes
Produced In

USA
Directed By Richard Glatzer
Starring

Kate Bosworth, Julianne Moore, Alec Baldwin, Kristen Stewart


11 Şubat 2016 Perşembe

Google '5G' için kolları sıvadı 12 02 2016

Google '5G' için kolları sıvadı

Google 5G internet için denemelere New Mexico eyaletinde başladı. Hedef, mevcut hızın 4 katına çıkmak...


Adult Beginners 2014 Altyazılı Directed By Ross Katz Comedy, Drama 720p BluRay

Adult Beginners 2014 Altyazılı Directed By Ross Katz Comedy, Drama 720p BluRay 

 http://www.imdb.com/title/tt3318750/
A young, narcissistic entrepreneur crashes and burns on the eve of his company's big launch. With his entire life in total disarray, he leaves Manhattan to move in with his estranged pregnant sister, brother-in-law and 3-year-old nephew in the suburbs - only to become their nanny.
Comedy, Drama
Sep 08 2014
92 minutes
Produced In USA
Directed By Ross Katz
Starring     Bobby Cannavale, Joel McHale, Nick Kroll, Rose Byrne
Adult Beginners 2014 Altyazılı Directed By Ross Katz Comedy, Drama 720p BluRay


 

Cizre'deki operasyonun ardından güvenlik güçlerinin "komando andı"



8 Şubat 2016 Pazartesi

Boyhood 2014 Directed By Richard Linklater Drama 165 minutes 12 sene de çekilen film

Boyhood  2014 

Richard Linklater's Boyhood is a coming-of-age drama that the director spent twelve years making. 

He cast a young boy, Ellar Coltrane, and shot the film a few days at a time for over a decade so that he could capture how his leading actor, and the rest of his cast, aged. The film's story simply follows a boy named Mason (Coltrane) as he progresses from age 6 to 18 and deals with the typical travails of childhood like his parents' divorce, bad stepparents, falling in love, finding his artistic voice, and fighting with his bratty older sister.
 Ethan Hawke and Patricia Arquette co-star as Mason's parents.

Drama 165 minutes
Directed By Richard Linklater
Starring     Lorelei Linklater, Ethan Hawke, Patricia Arquette, Elijah Smith, Ellar Coltrane

2 Şubat 2016 Salı

Siyasette Nasıl Geldiysen Öyle Gidersin Can Dündar 03 Aralık 2013 Salı Tarihe dikkat

Siyasette Nasıl Geldiysen Öyle Gidersin 03 Aralık 2013 Salı

Diyelim ki bir bavul dosyanın depremiyle iktidara geldiniz.
O dosyalar olmasa, yine hükümet olmuştunuz belki, ama iktidar olamazdınız.
Bir bavul dosya, önünüzdeki en büyük engeli temizledi.
İşte öyle koltuğa oturduysanız, -bu meşhur Ankara atasözüne göre- yine bir bavul evrakla koltuktan düşersiniz.
Dün sarayınızın kapısına basamak olan “bavul”, bir bakarsınız bugün aynı kapıya barikat kurmuş.

***

Ankara’da her siyasetçi bilir bu atasözünü...
Mesela ihanetle geldiyseniz, gidişiniz de ihanetle olur.


Demirel partinin başına geçtiğinde, Celal Bayar,

“Tapulu arazimize gecekondu yapıyorlar” demişti.

Sonra Demirel yasaklıyken Özal, ona yaptı aynısını...

Sonra Özal Köşk’e çıkınca, sözünü dinlemeyen Mesut Yılmaz’ın ardından, “İhanet, ihanet” diye bağırmaya başladı.

Tıpkı Erbakan’ın, Erdoğan’ın ardından bağırdığı gibi...

Şimdi “Nankörler, ne istediniz de vermedik” dövünmeleri, hem ihanet fişeği, hem de gidiş alametidir.
Siyasette âdet, geldiğiniz yoldan dönmektir.

***

O meşhur Ankara atasözüne göre mağduriyet hissine sığınarak gelenler, iktidarda fazla şişip saldırganlaşınca kendi mağdurlarını yaratır.

Ve yeni mağdurlar, kendilerini ezmeye başlayan mağrurların bir zamanlar kullandığı mağduriyet silahıyla iktidara yürür.

Diyelim MGK kararlarıyla “mürteci” diye hedef gösterildiniz.
Takip edildiniz.
Bunu kullanarak iktidara geldiniz.

Bir de bakarsınız, koltuğun pişkinliğiyle, askerlerle el ele, dünkü yol arkadaşlarınıza “mürteci” damgası vurup takibe başlamışsınız.

“Diklenmedik, dik durduk” efsanenizi yere çalmışsınız.

Geldiğiniz yoldan gitme zamanı kapıyı çalmış demektir.

***

Atasözünün güvenilirliğine en büyük kanıtlardan biri de Washington’ın desteğiyle iktidara gelmektir.

O rüzgârla uçmayı kabul ettiğinizde, aynı rüzgârla alabora olmayı da kabullenmişsiniz demektir.

Amerikan rüzgârı bu, belli mi olur; gün gelir esintiyi Pensilvanya’dan yana döndürür, Ankara’da ampulleri söndürür.

Şimdilerde Ankara’da çok etkili bir Batılı büyükelçinin, bir eski siyasetçiye
 “Türkiye’de yakında tarih değişecek, hazırlıklı olun” dediği konuşuluyor.

Atalar ne güzel söylemiş:

“Siyasette nasıl gelirsen, öyle gidersin.”

CHP-BDP ittifakında yolun sonu
Mustafa Sarıgül’ün adaylığının açıklanmasının ardından gözler yeniden Sırrı Süreyya Önder’e çevrildi.

Acaba kulislerde söylendiği gibi bir CHPBDP ittifakı olabilir mi?
Bazı ilçe belediyeleri karşılığı BDP, İstanbul’da aday göstermekten vazgeçebilir mi?

Dün son durumu Sırrı Süreyya Önder’e sordum.
Yanıtı şu oldu:

“İlkesel ve açık bir ittifak olursa adaylığımı yeniden gözden geçiririm.”

Bu cevap, içinde itirazı da barındırıyor.

Çünkü görünen o ki, iki parti arasında “ilkesel” ve “açık” bir ittifak yok.

Sadece örtülü ve dolaylı müzakereler var.

Önder, “Kürt hareketi de HDP de tarihinde olmadığı kadar esnek davrandı, ama maalesef beklediğimiz feraseti göremedik” diyor.

Görünen o ki, ittifak kapısı büyük ölçüde kapandı.

Yerel seçimde herkes kendi kulvarında koşacak.

Can Dündar

1 Şubat 2016 Pazartesi

Fuat Aliko: PYD Kürtleri temsil etmiyor - Güncel PYD uygulamalarının Esad zulmünden aşağı kalır yanı yok

Fuat Aliko: PYD Kürtleri temsil etmiyor - Güncel: STAR’a konuşan Kürt lider Fuat Aliko, terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı PYD’nin Suriye’deki Kürtler’in yüzde yirmisini bile temsil etmediğini belirterek, ‘PYD uygulamalarının Esad zulmünden aşağı kalır yanı yok’ dedi.





ÇİFTÇİDEN HARAÇ ALIYORLAR

Aliko, 14
yaşındaki yeğeninin PYD tarafından kaçırılıp “Eğer konuşursan bir daha
onu göremezsin” diye tehdit edildiğini açıkladı. Son 5 yılda Erbil’de
Barzani gözetiminde üç anlaşma yaptıklarını ifade eden Aliko,  PYD’nin
Kamışlı’ya döner dönmez anlaşmaları ihlal ettiğini söyledi.
Aliko ayrıca
PYD’nin Kürt çiftçilerden her zeytin ağacı için haraç aldığını
belirtti. PYD’nin topladığı haraçlar çiftçilerle de sınırlı değil.

Kökler ve Kanatlar - 19. Bölüm HD

Kökler ve Kanatlar Çanakkale'den sesleniyor izleyenlere... Yüz yıl önce
dünyanın 5 kıtasından gelerek bu topraklarda defnedilen yüzbinlerce
fidanın, Gelibolu yarımadasının derinliklerine uzanan kökleri,
yeryüzünün tamamına dağılan dalları ve köklerine doğru kanat çırpan
torunları... Büyük Zaferin 100.yılında, farklı bir pencereden Çanakkale
Savaşına ve günümüzün yansımalarına bakmak için Kökler ve Kanatlar
"Çanakkale" 


her Pazar 16:00'da TRT Türk Ekranında...

 

31 Ocak 2016 Pazar

Queen of the Desert 2016 Official Site

Queen of the Desert (Official Site): The official site for Werner Herzog's Queen of the Desert starring Nicole Kidman, James Franco, Robert Pattinson & Damian Lewis. Coming to US theaters 2016!



 http://pitidi.blogspot.com.tr/



29 Ocak 2016 Cuma

Kürtler PKK'dan kopuyor 29 Ocak 2016 Cuma PKK ! bürokratik yapıya dönüştü

Denklemleri tersine çevirmeyi severim. Hayatın sırrı da o 'terslikte' yatar. Bu önermeyi kabul ederseniz, öteden beri sürdürdüğüm iddiamı da anlayışla ve kabulle karşılayacaksınızdır.
Üç şey söylüyorum:
1. Amerika, OD'da bir Kürt devleti oluşturmanın ötesinde ne yaptığını bilmiyor. Planı ve stratejisi yok.
2. Bu eksikleri ve kısıtları nedeniyle gün kazanmaya çalışıyor. O zaman da önce Rusya'yı kullanıyor. Şaşırtıcı olmasına rağmen bu noktada ısrarlıyım: Rusya, Suriye'de bir şey yaptığını sanırken esasen ABD tarafından kullanılmaktadır. Sonunda bu 'kullanılış' ona da bazı çıkarlar sağlayabilir. Ama hele o güne bir erelim. Masa dağıldıktan sonra kimin kazançlı çıkacağını yaşayan görecek.
3. En vahimi, PYD'nin bu dönemde, bu kanlı planda, oyunda, denklemde en fazla 'kullanılan' taraf, kanat veya örgüt olması. Maalesef bunu Kürtler görmüyor. Onlar da sonunda kazançlı çıkacakları varsayımıyla Suriye dağlarında kanlarını dökmekten, gençlerini öldürmekten geri durmuyor.
Yani, öyle herkesin ne yaptığını bilen, herkesin kendi pozisyonunu kurup muhafaza ettiği bir Suriye denklemi yok! 'Çözdükçe dolaşan' bir Suriye var.
***

Bu üçlü ters denkleme bir dördüncüsünü ekleyeyim, çok açık yazarak: bundan sonra PKK artık Kürtlerin de sorunudur.
Kabul ediyorum, karmaşık bir konudur PKK ve bu kurduğum denklem de şaşırtıcıdır ama ısrarlıyım. Şundan: bir kere, herkesin dönülmesini, yeniden başlamasını istediği çözüm süreci başlarsa bıraktığı yerden başlamayacak. Belki daha geri, belki daha ileri bir noktada atılacak düğümler.
İkincisi, kimse saf olmasın, bunca şey yaşandıktan sonra, kendi içinde HDP-Kandil-Öcalan zıtlaşmaları yaşandıktan sonra, Kürtlerin, PKK'yı sütten çıkmış ak kaşık gibi görmesi olanaksızdır. Bu görüşü sadece günlük siyasetin yakıp yıkma işinin bir sonucu olarak öne sürmüyorum. Çok daha derine inen bir sosyolojik yapının sonucu olarak belirtiyorum. Açıklayayım...
***

Birincisi, PKK! artık çok ciddi bir bürokratik yapıya dönüştü.!


  Bu hal, Kürtlerin de ona ayrı bir gözle bakmasına yol açıyor.

 İkincisi, uluslararası siyasetle olan ilişkisi PKK'nın Türkiye'de iç siyasete dönük iddialarını ortadan kaldırdı. 

Artık başka ilişkilerin ! aktörü olarak görülüyor.

 Üçüncüsü, Kürt halkının PKK ile süren ilişkisi daha ziyade GD Anadolu ile ilişkilidir.

 Büyük kentlerin Kürt nüfusu kendisini PKK ile zaten irtibatlandırmıyordu.

 Şimdi GD'da da sosyo-ekonomik yapı değiştikçe, bölgenin burjuvazisi geliştikçe bu derecede sert çekirdekli, militer- ideolojik bir örgütle arasındaki ilişki kopacaktır. Kopmaktadır.

Bu çerçeve, bu dört unsur bize başka bir şeyi gösteriyor: Uzun süredir iddia ettiğim gibi, Kürt konusu artık hem uluslararası bir sorundur hem de bölgesel bir soruna dönüşmüştür ki, bu da PKK'nın çok ötesine geçmiş bir pozisyona işaret ediyor.


Bütün bu koşullar ortaya çıktıktan sonra Kürt meselesini hâlâ bir PKK meselesi saymak, her şeyin PKK etrafında cereyan edeceğini düşünmek gerçeğe göz kapamaktır.


 Hatta bugünden sonra Türkiye pozisyon değiştirip PKK ile yakınlaşsa doğrudan bu yaklaşım Kürtlerden tepki görür.

Şimdi PKK Kürtleri ikna etmek zorunda...


HASAN BÜLENT KAHRAMAN

Kürtler PKK'dan kopuyor
29 Ocak 2016 Cuma

Deli Yürek: Bumerang Cehennemi HD Tek Parça izle Gaffar Okkan



Yusuf Miroğlu, nişanlısı Zeynep ile beraber askerliğini birlikte yaptığı
arkadaşının düğünü için Diyarbakır'a gider. Ancak arkadaşı düğün
sırasında bir suikast sonucu hayatını kaybeder. Miroğlu, olayın
sorumlularını araştırmaya başlayınca ortada çok karmaşık bir takım
örgütlerin olduğunu görür. Cinayetlerin Merhum Diyarbakır Emniyet Müdürü
Sayın Gaffar Okkan cinayeti ile de ilişkisi olduğunun farkına varır.Bu
esnada büyük bir çıkmazın içine giren Miroğlu askerde komutanlığını
yapan Bozo ile konuşunca bölgenin gerçeklerini görmeye başlar.
Uyuşturucu ticareti ve silah kaçakcılığı başta olmak üzere her türlü
kanunsuz olayın döndüğü bu bölgede Miroğlu ne yapacak?




Panel 1 Kasım’ı Anlamak


Panel  1 Kasım’ı Anlamak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Anayasa Platformu Konuşması 28 Ocak 2016

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Anayasa Platformu Konuşması 28 Ocak 2016 

 

28 Oca 2016 tarihinde yayınlandı
Erdoğan: Özerklik ilan edenlerin dünyayı başına yıkarız
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özyönetim adı altında devlet içinde devlet kurmaya çalışanların da dünyayı başına yıkarız" dedi.

Yeni anayasa meselesi milletimizin güçlü bir talebi haline dönüşmüştür, STK'lar artık meseleye koymuştur.

"YENİ ANAYASA YERLİDİR, MİLLİDİR"
Yeni
anayasa yerlidir, millidir; yeni ve milli olan her meselede
Cumhurbaşkanı olarak ben de varım. Bundan önceki bütün anayasalar
ithaldir. Mevcut anayasa sürekli değiştirilen, ıslahı mümkün olmayan bir
anayasadır.

İşe asıl sahip çıkması gereken muhalefetin tam tersi
yönde çalıştığını görüyoruz, geçen dönemde komisyon çalışmaları
muhalefetin tutumu yüzünden akamete uğradı. Milletimizi temsil eden her
platformda yeni anayasa tartışılıyor, konuşuluyor.

"BİZDEKİ ANAYASALAR DARBE DÖNEMLERİNİN ANAYASALARIDIR"
Anayasa
metinleri bir toplum mutabakatıdır, bizdeki anayasalar ise darbe
dönemlerinin anayasalarıdır. Yeni anayasanın yapımındaki usulü çok iyi
belirlemeliyiz, 2011'deki yönetimin sağlıklı olmadığını gördük.

60
maddede 4 parti temsilcilerinin onayı vardı ama genel başkanlar onay
vermediği için 60 madde çıkarılamadı. Kimin samimi olduğunu anlamak için
bu çok iyi bir örnektir.

Bu millet içinden anayasa hazırlabilecek bir Meclis çıkaramadı mı? Bu millet hazır da elitler hazır değil.

Yasama organları ile yürütme ve yargı organları arasındaki çatışma devam ediyor, güçler birliği değil, güçler çatışması var.

BAŞKANLIK SİSTEMİNE İHTİYAÇ VAR
Yeni
anayasa ile birlikte hayata geçirilecek başkanlık sistemine ihtiyaç
olduğunu düşünüyoruz. Darbe anayasalarının gölgesinde geçen son 56
yılımızda başkanlık sistemi tartışması hiç eksik olmamıştır. Türkiye'nin
yeni anayasa tartışabildiği bir iklim bile bizim için bir kazançtır.

CUMHURBAŞKANI'NIN SEMBOLİK OLMASI DÜŞÜNÜLEMEZ
Cumhurbaşkanı'nın
halk tarafından seçilmesi le başkanlık sistemi için adım atıldı, halk
tarafından seçilen Cumhurbaşkanı'nın sembolik olması düşünülemez.

Seçim
sürecinde iç ve dış politikaya yönelik birçok mesaj veren
Cumhurbaşkanı, hiç kimse kusura bakmasın, sözlerinin arkasında durmak
zorundadır.

Farklı görüşlerdeki Cumhurbaşkanı ile Başbakan'ın
nasıl çalıştığını gördük, bunlardan ders çıkarmak lazım. Ben bunları
yaşadım, adeta damdan düştüm. Türkiye'nin yeniden yapılanmaya ihtiyacı
hat safhadadır.

TEK DEVLET DİYORUZ
Nüfusumuz hamdolsun 79
milyona yaklaştı. Tek millet diyoruz. Tek bayrak diyoruz. Başka bir
bayrak asla bu semalarda dalgalanamaz diyoruz. Tek vatan diyoruz. 780
bin metre kare vatan toprağında herhangi bir ameliyata asla göz
yumamayız diyoruz. Tek devlet diyoruz.

DEVLET İÇİNDE DEVLET KURMAYA ÇALIŞANLARIN DÜNYAYI BAŞINA YIKARIZ
Adı
ve söylemi ne olursa olsun hiç bir devlet paralel devlet paralel yapıya
izin vermeyiz veremeyiz. Sözde cemaat adında, devlet içinde bir paralel
yapı oluşturmak isteyenlere dünyayı dar ediyorsak özerklik adı altında
özyönetim adı altında devlet içinde devlet kurmaya çalışanların da
dünyayı başına yıkarız.

Türkiye’de Başkanlık Sistemi Tartışmaları 29 01 2016

 

3 saat önce canlı akış gerçekleştirildi
Panelde,
SETA Medya ve İletişim Araştırmaları Direktörlüğü tarafından hazırlanan
“Türkiye'de Başkanlık Sistemi Tartışmaları” raporu çerçevesinde
başkanlık sistemi tartışılacak.

27 Ocak 2016 Çarşamba

Sezen Aksu - Hadi Bakalım Gülümse - 1991


"Hadi Bakalım" (Gülümse - 1991)
Yönetmen: Samim Değer

Söz: Aysel Gürel
Beste: Onno Tunç

Yerimiz mi dar yoksa yenimiz mi dar
Ne var?
Uçurmuş herkes, o da kim oluyor
Sen kimsin, kim bunlar
En büyük kim?

Hadi bakalım kolay gelsin
Bir acaip zor yarış
Bana ne aman ben anlamam
Pek hesaplı ince iş

Hadi bakalım kolay gelsin
Bir acaip zor yarış
Bana ne aman ben anlamam
Pek hesaplı ince iş

Sen seni bil, sen seni
Sen sıkı tut çeneni
Eline diline hakim ol
Sonra öcüler yer seni

Sen seni bil, sen seni
Sen sıkı tut çeneni
Eline diline hakim ol
Dikkaaaaaaat!....

Ah içimizde ne aç hevesler
Arada hicaz, arada caz nefesler
Bir yanımız her duruma müsait
Ne kadar uyarsa o kadar ister

Ah içimizde ne aç hevesler
Arada hicaz, arada caz nefesler
Bir yanımız her duruma müsait
Ne kadar uyarsa o kadar ister
Aaaaahhhhh....




Latin Amerika’ya şimdi bakalım 2016 Ülkelerin GSYİH'ya (nominal) göre sıralanışı

Latin Amerika’ya şimdi bakalım.

 Gelecek hafta, Cumhur-başkanı’nın seyahati nedeniyle, Latin Amerika’yı konuşacağız. Avrupa’nın krizi, Ortadoğu’nun savaşı arasına sıkışmış gündemi Latin Amerika da pek rahatlatacağa benzemiyor. Çünkü hızla düşen enerji ve temel emtia fiyatları, artan borçlanma, Latin Amerika’yı yeni bir krizin eşiğine getirmiş durumda.


Ülkelerin GSYİH'ya (nominal) göre sıralanışı


Oysa Latin Amerika’da, tıpkı Türkiye’de olduğu gibi 2000’li yıllardan itibaren reformcu, askeri darbe geleneğini reddeden ve bununla her düzeyde mücadele eden hükümetler işbaşına gelmeye başladı. Bu hükümetler, 70’li ve 80’li yıllarda bütün kıtanın kaynaklarını yağmalayan, sanayilerini kısır bir borç döngüsüne teslim eden darbeci siyasetin ekonomideki devamcısı olan neoliberal ekonomi politikalarını da gözden geçirmeye başladılar. Brezilya’da Lula da Silva, Arjantin’de Kirchner, Şili’de Michelle Bachelet, Ekvator’da Rafael Correa, Bolivya’da Morales iktidarları, Latin Amerika için yeni bir dönemi ve tam da 21. yüzyılın başlangıcında, bir önceki yüzyılın karanlığından çıkışı anlatıyordu. Bu çıkış ve bu çıkışı temsil eden başkanlar, siyasi liderler, cumhurbaşkanları, önce ABD ve İngiltere kaynaklı medyada, sonra da yerel medyada adeta linçe varan bir dezenformasyon dalgasıyla karşılandı.

Yapmak istedikleri bir çok reformu yapamadılar ama yine de bu süreçte, bütün bu ülkelerde, yağmacı özelleştirme uygulamalarından dönüldü ve özellikle petrol, doğalgaz gibi temel ihraç kaynaklarının daha etkin değerlendirilmesi için adımlar atıldı, sosyal politikalar -kısmen de olsa- devreye sokuldu.

Yeni dönem

Ülkeler arasında ekonomik entegrasyon örgütleri oluşturuldu. Mesela Güney Amerika Ulusları Birliği (UNASUR) ve Latin Amerika-Karayip Devletler Topluluğu (CELAC) gibi birlikler, ekonomi politikalarını ve sosyal alanları entegre etmek, yatırım oranlarını artırmak, ülkeler arasındaki ticareti etkin hale getirmek gibi işlevleri yerine getirdiler. Bu kurumlar, Latin Amerika tarihinde BM’den, dolayısıyla ABD’den bağımsız oluşturulan ilk etkin entegrasyon kurumları oldular. Örneğin Küba’ya uygulanan ambargonun ortadan kalkmasında CELAC’ın payı büyüktür. Bunun dışında SUCRE diye anılan, bölgesel bir takas ve tazminat sistemi olan birlik ise, ABD dolarının yerini alacak bir ticaret ve para sistemi üzerine yoğunlaştı, 2009 yılında da IMF’nin yerel versiyonu diyebileceğimiz Banco del Sur kuruldu. Bu banka, hem IMF gibi kaynak sağlamak hem de Dünya Bankası gibi alt yapı yatırımlarını desteklemek üzere oluşturulmuştu.

Bunun dışında Güney Boru Hattı (Oleoduc to del Sur) Venezüela, Ekvator, Bolivya, Arjantin’in enerji kaynaklarını birbirine bağlamak ve fazlası bulunan ülkelerin, açığı olan ülkelere etkin kaynak aktarımı ve dünyaya ihracı amacını taşıyordu. (Türkiye’nin TANAP gibi adımlarını hatırlayayım burada.)

Tüm bu adımların iki sonucu oldu. Birincisi ekonomik olarak, 1990’da yoksulluk Latin Amerika’nın yüzde 48.4’ünü sarmışken, bu oran 2014 yılında yüzde 28 olarak ölçülüyordu. Bunun dışında, tıpkı Türkiye’de olduğu gibi güçlü bir orta sınıf oluştu. Örneğin Brezilya’da, yoksulluk sınırının dört katı gelir elde edenler, son 10 yılda 38 milyon artışla 61 milyona ulaştı. Bu süreçte, söz konusu ülkelere yöneltilen en büyük eleştiri, devletçi kapalı bir ekonomi amaçlandığıydı. En çok suçlanan Bolivya, bu zaman diliminde, en yüksek doğrudan yabancı yatırımı çeken ülke oldu. 2013’te Bolivya, GSYİH’ya oran olarak kıtanın en yüksek yabancı yatırımımı çekti. Ancak bu süreç, siyasi olarak kıta ülkeleri için çok yoğun bir kuşatmayı beraberinde getirdi. Eskiye dönmek isteyen yerel sermaye güçleri ve küresel finans sermayesi, bu adımları atan iktidarlara karşı yoğun bir dezenformasyon kampanyası başlattı. Brezilya’da Dilma Rousseff iktidarına karşı sokak eylemleri, yolsuzluk suçlamalarıyla birlikte geldi. Yoksulluk, yolsuzluk gibi yapısal-tarihsel- azgelişmişlik sorunları üzerinden yeni bir gerici restorasyon süreci başlatıldı. Seçimle gelmiş iktidarlar zayıflatıldı ve Arjantin’de olduğu gibi seçim kaybetmeye başladılar.

Yönetemeyen gider

Tüm bu 10 yıllık süreçte Latin Amerika, finansal olarak da ciddi bir dışa açılma trendi yaşadı. 

 

Örneğin ekonomilerin toplam dış yükümlükleri ve dış varlıklarının toplamının toplam milli gelire oranı, şimdilerde yüzde 125 olarak ölçülüyor.

 Bu ciddi bir dışa açıklık oranıdır.

Bu alanda ciddi çalışmalar yapan Prof. Yılmaz Akyüz, bu oranın yıllık yüzde 13.6 artış gösterdiğini kaydediyor. Tabii bu durum, dış ticaret ve finansal sermaye hareketlerinin, sanayi alanından daha hızlı genişlediği bir süreci de bize anlatır. Ancak bu finansallaşma, yalnız Latin Amerika için değil, Latin Amerika’ya şimdi bakalım

Türkiye dahil olmak üzere, açık ekonomi olmak iddiasındaki tüm gelişmekte olan ülkeler için kaçınılmazdır. Önemli olan bunu yönetmek ve bu finans çevrimini reel alanlara etkin yönlendirmektir. Latin Amerika, burayı iyi yönetemediği için, iyi başladığı bir süreci kötü sonlandırmak üzere. Örneğin Brezilya’da Rousseff, Lula kadar dik duramadı.

Ne yazık ki Latin Amerika’da, ülkesinin çıkarlarını, “dışarısının” çıkarlarının önüne koyan devlet başkanları dönemi bitmek üzere. Bunun nedenleri üzerinde durmak gerekir. Batı, Asya’da Güney Kore’yi elinden kaçırırken, aynı şeyi Latin Amerika yapmak üzereydi ama yarım kalıyor. 

 

Bütün bu süreçte Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hikayesinin de, Latin Amerika’dan çok ayrı olduğunu söyleyemeyiz. 

Ama 

Türkiye ve Erdoğan devam ediyor, edecek. 

  
Cemil Ertem 

28 01 2016



İsmet Özel-Geceleyin Bir Koşu külden bir ağzım vardı mermilerden önce



TÜRKİYE ULUSAL AJANSI ile herkes için ERASMUS+herkes için



Türkiye Ulusal Ajansı tarafından 2014-2020 yılları arasında yürütülecek olan Erasmus+ programı hakkındaki online sohbet.
Yayın tarihi: 28 Ocak 2014


26 Ocak 2016 Salı

Djeca Children of Sarajevo 2012 Aide Begić 4 wins & 2 nominations



Bosanski film Djeca - 4 wins & 2 nominations

Više informacija: http://www.imdb.com/title/tt2123230/?...
Djeca 2012

Film
'Djeca' Aide Begić, koji je svoju svjetsku premijeru imao na
ovogodišnjem Cannes film festivalu, dobio je Specijalno priznanje žirija
u sklopu programa 'Un Certain Regard'
U sklopu programa "Un Certain
Regard" prikazano je 20 filmova iz 17 zemalja svijeta. Prvu nagradu u
ovoj selekciji dobio je film "Despuses De Lucia", reditelja Michela
Franca.Specijalnu nagradu žirija dobio je film "Le Grand Soir" Benoita
Delepinea i Gustava Kerverna.

Marija Pikic ... Rahima
Ismir Gagula ... Nedim
Bojan Navojec ... Davor
Sanela Pepeljak ... Vedrana


Nur Yoldaş - Sultani Yegah Orijinal Görüntü



Nur Yoldaş - Sultani Yegâh
(Sultan-ı Yegâh'ın TRT versiyonu Sultani Yegah)
Şiir: Attila İlhan Müzik: Ergüder Yoldaş


Attila İlhan'ın sanat müziği makamı için yazdığı dörtlük, Ergüder Yoldaş tarafından bestelendi ve Nur Yoldaş tarafından söylendi. 1981'de 45'Lik, 82'de LP olarak yayınlandı. Çok beğenildi. Ancak Sultan-ı Yegah şarkısı, şiirde makamın adı yanlış kullanıldığı için TRT denetimine takıldı. Gerçekten de, makam "Sultan-ı Yegah" değil, "Sultani Yegah" idi ve ikisi arasında ciddi anlam farkı vardı. Attila İlhan da hatayı kabul etti. Yeniden stüdyoya girildi, Sultani Yegah olarak yeniden kayıt yapıldı. Şarkı, plakta Sultan-ı Yegah olarak kaldı ama TRT yayınlarında Sultani Yegah versiyonu kullanıldı.

Kırkbeşlik'ten.

TRT Muzik 2012
Turkish Radio and Television Corporation








Music video by The Cranberries performing Zombie. (C) 1994 The Island Def Jam Music Group



Music video by The Cranberries performing Zombie. 

(C) 1994 The Island Def Jam Music Group

25 Ocak 2016 Pazartesi

All Rubik's Cube Sabır Küpü World Records 2016 full izle üsküdar karacaahmet



All Rubik's Cube World Records 2016 

1 Oca 2016 tarihinde yayınlandı

Many of you have requested this video. 


After some consideration and countless hours of work, I've finally put together a compilation of all Rubik’s Cube world records as of January 1st, 2016. 

Only thing I left out is fewest moves due to lack of videos. Complete list with timestamp below. For future records I will update this video 4 times yearly (expect updates on January, April, July, and October). 

Happy New Year everyone, and enjoy!

Lucas Etter - Road to Rubik's Cube World Record Single 4.90



This video features Lucas Etter's road to Rubik's cube world record single (4.90 seconds), starting at Dayton fall in 2011 to River Hill Fall in 2015. Enjoy!

All Rubik's Cube World Records 2016

World's Fastest Rubik's Cube Solving Robot Bu robot 1 saniye içinde bir Rubik küpü çözebilir



Bu robot 1 saniye içinde 

 bir Rubik küpü çözebilir.

İsmet Özel Amentü Kendi Sesinden



İsmet Özel

 "Celladıma Gülümserken"

 (Kendi Sesinden Şiirler-1)

-Amentü-
İnsan eşref-i mahlûkattır derdi babam
bu sözün sözler içinde bir yeri vardı
ama bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman
bu söz asıl anlamını kavradı
geçti çıvgınların, çıbanların, reklamların arasından
geçti tarih denilen tamahkâr tüccarı
kararmış rakamların yarıklarından sızarak
bu söz yüreğime kadar alçaldı
damar kesildi, kandır akacak
ama kan kesilince damardan sıcak
sımsıcak kelimeler boşandı
aşk için karnıma ve göğsüme
ölüm için yüreğime sürdüğüm ecza uçtu birden
aşk ve ölüm bana yeniden
su ve ateş ve toprak
yeniden yorumlandı.

Dilce susup
bedence konuşulan bir çağda
biliyorum kolay anlaşılmıyacak
kanatları kara fücur çiçekleri açmış olan dünyanın
yanık yağda boğulan yapıların arasında
delirmek hakkını elde bulundurmak
rahma çağdaş terimlerle yanaşmak için
bana deha değil
belgeler gerekli
kanıtlar, ifadeler, resmi mühür ve imza
gençken
peşpeşe kaç gece yıllarca
acıyan, yumuşak yerlerime yaslanıp uçardım
bilmezdim neden bazı saatler
alaturka vakitlere ayarlı
neden karpuz sergilerinde lüküs yanar
yazgı desem
kötü bir şey dokunmuş olurdu sanki dudaklarıma
Tokat
aklıma bile gelmezdi
babam onbeşli olmasa.

Meyan kökü kazarmış babam kırlarda
ben o yaşta koltuğumda kitaplar
işaret parmağımda zincir, cebimde sedef çakı
cebimde kırlangıçlar çılgınlık sayfaları
kafamda yasak düşünceler, Gide mesela.
Kar yağarken kirlenen bir şeydi benim yüzüm
her sevinç nöbetinde kusmak sunuldu bana
gecenin anlamı tıkansın diye ıslık çalar
resimli bir kitaptan çalardım hayatımı
oysa hergün
merkep kiralayıp da kazılan kökleri
Forbes firmasına satan babamdı.

Budur
işte bir daha korkmamak için korkmaz görünen korku
işte şehirleri bayındır gösteren yalan
işte mevsimlerin değiştiği yerde buharlaşan
kelepçeler, sürgünler, gençlik acılarıyla
güçbela kurduğum cümle işte bu;
ten kaygusu yüklü ağır bir haç taşımaktan
tenimin olanca ağırlığı yok oldu.
Solgun evler, ölü bir dağ, iyice solmuş dudak
bile bir bir çınlayan
ihtilal haberidir
ve gecenin gümüş ipliklerden işlenmiş oluşu
nisan ayları gelince vücudu hafifletir
şahlanan grevler için kahkahalarım küstah
bakışlarım beyaz bulutlara karşı obur
marşlara ayarlanmak hevesindeki sesim
gider şehre ve şaraba yaltaklanarak
biraz ağlayabilmek için
fotoğraflar çektirir
babam
seferberlikte mekkâredir.

İnsanın
gölgesiyle tanımlandığı bir çağda
marşlara düşer belki birkaç şey açıklamak
belki ruhların gölgesi
düşer de marşlara
mümkün olur babamı
varlık sancısıyla çığırmak:
Ezan sesi duyulmuyor
Haç dikilmiş minbere
Kâfir Yunan bayrak asmış
Camilere, her yere

Öyle ise gel kardeşim
Hep verelim elele
Patlatalım bumbaları
Çanlar sussun her yerde

Çanlar sustu ve fakat
binlerce yılın yabancısı bir ses
değdi minarelere:Tanrı uludur Tanrı uludur
polistir babam
Cumhuriyetin bir kuludur
bense
anlamış değilim böyle maceralardan
ne Godiva geçer yoldan, ne bir kimse kör olur
yalnız
coşkunluğu karşısında içlendiğim şadırvan
nüfus cüzdanımda tuhaf
ekmek damgası durur
benim işim bulutlar arşınlamak gün boyu
etin ıslak tadına doğru
yavaş yavaş uyanmak
çocuk kemiklerinden yelkenler yapıp
hırsız cenazelerine bine bine
temiz döşeklerin ürpertisinden çeşme
korkak dualarından cibinlikler kurarak
dokunduğum banknotlardan tiksinmeyi itiraz
nakışsız yaşamakları
silâhlanmak sanarak
çıkardım
boğaza tıkanan lokmanın hartasını
çıkınımda güneşler halka dağıtmak için
halkı suvarmak için saçlarımda bin ırmak
ıhtırdım caddeleri meğer ki mezarlarmış
hazırmış zaten duvar sıkılmış bir yumruğa
fly Pan-Am
drink Coca-Cola

Tutun ve yüzleştirin hayatları
biri kör batakların çırpınışında kutsal
biri serkeş ama oldukça da haklı.
Ölümler
ölümlere ulanmakta ustadır
hayatsa bir başka hayata karşı.

Orada
aşk ve çocuk
birbirine katışmaz
nasıl katışmıyorsa başaklara ağustos sıcağı
kendi tehlikesi peşinden gider insan
putların dahi damarından
aktığı güne kadar
sürdürür yorucu kovalamacayı.

Hanidir görklü dünya dünyalar içre doğan?
Nerde, hangi yöremizde zihnin
tunç surlardan berkitilmiş ülkesi
ağzı bayat suyla çalkanmış çocuğa rahim olan
parti broşürleri yoksa kafiyeler mi?
Hangi cisimdir açıkça bilmek isterim
takvim yapraklarının arasını dolduran
nedir o katı şey
ki gücü
gönlün dağdağasını durultacak?
Hayat
dört şeyle kaimdir, derdi babam
su ve ateş ve toprak.
Ve rüzgâr.
ona kendimi sonradan ben ekledim
pişirilmiş çamurun zifiri korkusunu
ham yüreğin pütürlerini geçtim
gövdemi alemlere zerkederek
varoldum kayrasıyla Varedenin
eşref-i mahlûkat
nedir bildim.




(1974)

22 Ocak 2016 Cuma

IMF: “Göçmenler Türk emek piyasasını değiştiriyor” 22 01 2016

IMF: “Göçmenler Türk emek piyasasını değiştiriyor”

 

 

Uluslararası Para Fonu (IMF) “Göçmen Dalgası’nın Avrupa’da Meydana Getirdiği Ekonomik Zorluklar” başlıklı raporunda Suriyeli göçmenlerin yarısının Türkiye’de bulunduğuna dikkat çekerek, göçmenlerin Türk emek piyasasında değişikliğe yol açtığını belirtti.
IMF: Türkiye en fazla göçmen ağırlayan ülkelerden biri
Söz konusu raporda “Türkiye’deki Suriyeli Göçmenler” isimli bölümünde Türkiye’nin ülkesini terk eden Suriye göçmenlerin yarısına kapılarını açtığına ve Türkiye’nin dünyada en fazla göçmen ağırlayan ülkelerden biri olduğuna dikkat çekildi.
Türkiye milli gelirinin yüzde 1’ini göçmenler için harcadı
Raporda “Krizin başladığı Mart 2011’den bu yana Türkiye yaklaşık 2 milyon Suriyeli göçmeni kabul etti (Toplam Suriyeli göçmenin yüzde 47’si, kendi nüfusunun ise yüzde 2.5’i.) Yetkililerin tahminlerine göre Türkiye 2011’den bu yana, milli gelirinin yüzde 1’ini yani yaklaşık 8 milyar Dolar’ı, Suriyeli göçmeni barındırmak için harcadı” ifadelerine yer verildi. 

 
Göçmenler Türk emek piyasasını değiştiriyor
IMF kısa vadede göçmen dalgasının milli gelire olumlu yansıyacağını savunuyor. Bunun nedeniyse sığınmacılara sağlanan desteğin mali genişlemeye yol açması ve göçmenlerin iş gücü arzında genişleme meydana getirmesi. Olumlu etkinin öncelikle Avusturya, Almanya ve İsveç‘te görülmesi bekleniyor. Orta ve uzun vadeli etkiyse göçmenlerin emek piyasasına nasıl entegre olacaklarına bağlı.
Göçmenler AB’nin yaşlanan nüfusunu dengeliyor
Raporda Avrupa Birliği’ne 2015’te son 30 yıl içerisinde yapılan en yüksek sığınma başvurusu talebi iletildiği belirtildi.
Göçmenlerin iş gücü piyasasına başarılı bir şekilde entegre edilmesi Avrupa’nın yaşlanan nüfusundan kaynaklanan olumsuz mali etkinin bir bölümünü de karşılıyor. Göçmenler zamanla yerli işçilere göre daha düşük ücret almaktan vazgeçiyor.
IMF Başkanı Christine Lagarde göçmenlerin bir ülkenin iş gücünü canlandırdığına, yatırımları teşvik ettiğine ve büyümeyi tetiklediğine dikkat çekmişti.
IMF’nin yaptığı ilk hesaplar, örneğin AB ülkelerinde göçmenlerin ekonomik büyüme üzerinde olumlu anlamda mütevazı bir etki yarattığını gösterdi.

Geri dönüşümün ekonomiye katkısı nedir?


Geri dönüşümün ekonomiye katkısı nedir?

 

 "Dimitra Kottaridi: Ürettiğimiz kömür tamamen doğal ve hiçbir kimyasal madde içermiyor. Ayrıca odun kömürüne kıyasla yüzde 30 daha az karbon monoksit açığa çıkarıyor ve daha fazla ısıtıyor."

 Business Planet bu hafta Atina’da… Atık maddelerden yeni eşyalar üretmek. Geri dönüşüme dayalı ekonominin temeli buna dayanıyor. Bu sektör KOBİ’ler için de büyük bir fırsat…

 EMAS, yani Avrupa Çevreye Duyarlı Sistemler Merkezi temsilcisi Alexia yaptıkları işi bize tam olarak açıklıyor.

 

 Alexia, EMAS Temsilcisi:EMAS size çevreyi korumaya ilişkin bir iş konusunda servis ve danışmanlık hizmeti veriyor. Bu sayede daha az atık ürün elde ediyor, enerji kullanımı düşüyor ve eldeki kaynakları daha verimli kullanıyorsunuz.

 

 

 

 

 

 

Evrensel gelir sistemi nedir? 22 01 2016


Evrensel gelir sistemi nedir?  22 01 2016


Brüksel’den Maya adlı bir izleyicimiz şöyle soruyor:

‘‘Sosyal adalet ve gelecek kaygısı olmadan yaşayabilmek için bazıları evrensel bir gelir sistemi kurmak istiyor. Bu tam olarak nedir?’‘
Science-Po Paris Doçent Doktoru ve Sosyolog Julien Damon şöyle cevap veriyor:

‘‘Benim açımdan ‘evrensel gelir’ çok genel ve çok kesin bir kavram. Bununla ilgili ‘yurttaşlık geliri gibi farklı isimler de bulunuyor.’‘
‘‘Temel gelir’ ya da ‘mutlak kazanç’ kavramları aynı fikir üzerinde birleşiyor: 

Herkese eşit miktarda gelir sağlamak…’‘

‘’ Evrensel gelir kavramının en önemli tarafı vatandaşlara koşulsuz olarak sunulması… Devlet yetkilileri bu hakkı ihtiyacı olanlara kayıtsız şartsız olarak sunuyor. Herhangi bir çalışma zorunluluğu istenmiyor.’‘

‘‘Adına ne denirse densin ‘evrensel gelir’ hizmetini isteyen kişilerin iki farklı hedefi bulunuyor. Öncelikle bu projeyle refah seviyesi sistemi herkesin yararlanabileceği bir düzeyde en temel noktadan tamamlanmış oluyor.’‘ 

‘‘Bazılarıysa şu andaki refah seviyesi sistemini daha da basit hale getirmek istiyor. Bu sistemde herkese maaş bağlanıyor ancak kişiler sağlık sigortası ve emekli maaşından kendi sorumlu oluyor.’‘

‘‘Bu konuyla ilgili hala birçok soru işareti bulunuyor. Bu sistem nasıl bir coğrafyada uygulanabilir? 
Örneğin Amerika ve Hollanda’daki bazı şehirler bu sistemi hayata geçirmek istiyor. Ayrıca Finlandiya bu sistemi ülke olarak uygulama amacında…’‘

‘‘Başka bir sorun da, ‘evrensel gelir’in nasıl finanse edileceği konusu… Bu sistemin ana kaynağı yükseltilen vergiler, kurum vergisi, bağışlar ya da miras olabilir.’‘

Sorularınızı euronews.com ya da sosyal medya üzerinden bizlere iletebilirsiniz.

Utalk’a soru sormak için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız.
Konuyla ilgili daha fazla bilgi için :
Julien Damon’ın kişisel internet sitesi: http://eclairs.fr/
Finlandiya’daki ‘temel gelir’ hakkında ayrıntılı bilgi için: http://www.basicincome.org/news/2015/12/finland-basic-income-experiment-what-we-know/