YeniAnayasa

YeniAnayasa

21 Aralık 2015 Pazartesi

YPG’nin Hıristiyan yabancı savaşçıları YPG!, Irak’ta Talabani’nin Kürdistan Yurtseverler Birliği! 21 12 2015

YPG’nin Hıristiyan yabancı savaşçıları - Açık Görüş



 


Amerikalılar
savaşmak için gittiklerinde Suriye’de YPG!, Irak’ta Talabani’nin
Kürdistan Yurtseverler Birliği! ve yine Irak’ta bir Hıristiyan milis
grubu olan DwekhNawsha saflarında savaşıyor. 

 

Çoğu Suriye’nin kuzeyindeki
de facto otonom bölgeleri kontrolü altına almaya çalışan YPG’ye
katılıyor. YPG’nin Amerikan yabancı savaşçılar için en popüler grup
olmasının üç nedeni var: Birincisi, YPG’nin geçtiğimiz yıldan bu yana
aktif olarak yabancı Hıristiyan savaşçıları saflarına katma çabası.
İkincisi, bölgede neredeyse 2015’e kadar Müslüman olmayan yabancı
savaşçı ağının bulunmaması ve YPG’nin tek seçenek olması. Son olarak
YPG’nin hiçbir savaş deneyimi olmayanları bile saflarına katmakta
tereddüt etmemesi.

 

 

Nathan Patin / Bellingcat - Araştırmacı





Birleşmiş Milletler’e göre 100’den fazla ülkeden 30 bin
yabancı savaşçı DAEŞ de dahil olmak üzere, farklı gruplara katılmak için
Suriye ve Irak’a akın etti.  Yabancı savaşçılar sorunu medyada ve
akademik yazında geniş yer buldu. Ancak dünyanın farklı yerlerinden
DAEŞ’e karşı savaşmak için Suriye ve Irak’a giden, Müslüman olmayan
yüzlerce yabancı savaşçı gözden kaçtı. Halbuki DAEŞ’e karşı savaşmak
için Amerika’dan, gönüllü olarak gitmiş en az 108 Müslüman olmayan
yabancı savaşçı bulunuyor. Bu savaşçılar, başta Teksas olmak üzere
Amerika’nın farklı eyaletlerinden geliyor. Aralarında yazılım
mühendisliğinden polis memurluğuna, kamyon şoförlüğünden dalış
öğretmenliğine kadar çok farklı meslek gruplarından bireyler var. En
önemli ortak özellikleriyse askerlik hizmetlerini yapmış olmaları.
Yaklaşık üçte ikisi askerliğini yapmış. Ayrıca, çoğunluğu erkek -DAEŞ’e
karşı savaşmaya giden yalnızca bir kadın saptadım- ve 20’li, 30’lu
yaşlardalar.


Hangi gruplara katılıyorlar?


Amerikalılar, Suriye ve Irak’a gittiklerinde Suriye’de YPG, Irak’ta
Talabani’nin Kürdistan Yurtseverler Birliği ve yine Irak’ta bir
Hristiyan milis grubu olan DwekhNawsha saflarında savaşıyor. Çoğu
Suriye’nin kuzeyindeki de facto otonom bölgeleri kontrolü altına almaya
çalışan YPG’ye katılıyor. YPG’nin Amerikan yabancı savaşçılar için en
popüler grup olmasının üç nedeni var: YPG geçtiğimiz yıldan bu yana
aktif olarak yabancı Hıristiyan savaşçıları saflarına katmaya çalışıyor.
Winsonsin’den gelen 29 yaşındaki ve daha önce hiçbir savaş tecrübesi
olmayan Jordan Matson, Eylül 2014’te YPG yanında savaşmaya başladığında
bunu yapan ikinci Amerikalıydı. Matson o günden bu yana da Batı
medyasına mülakatlar vererek YPG’nin propaganda çocuğu oldu ve Batılı
Müslüman olmayan savaşçıları Suriye’ye çekme amacının sözcülüğünü
üstlendi. YPG Ekim 2014’te ‘Rojava’nın Aslanları’ isminde bir Facebook
sayfası açtı ve bu sayfa aracılığıyla da Batılıları DAEŞ’e karşı YPG’ye
katılmaya çağırdı.


İkinci olarak, Sincar katliami gibi
Irak’ta meydana gelen olaylardan sonra harekete geçmişlerse de neredeyse
Şubat 2015’e kadar Irak’ta Müslüman olmayan yabancı savaşçı ağı
bulunmuyordu. Bu bakımdan YPG, DAEŞ’e savaşmak için buralara gelen
Amerikalılar için tek seçenek konumundaydı. Son olarak, Kürdistan
Yurtseverler Birliği’ne entegre peşmergeler, yalnızca daha önceden
askeri tecrübesi olanları kabul ederken, YPG hiçbir savaş deneyimi
olmayanları bile saflarına katmakta tereddüt etmedi. YPG’ye katılan 56
Amerikalının yarısından fazlasının askeri tecrübesi yokken, KYB
peşmergelerine katılan Amerikalıların yüzde 77’sinin daha önceden
askerlik tecrübesi vardı.


Amerikan yabancı savaşçılarının
katıldığı diğer grup, Irak’taki KYB peşmergelerinin yanında savaşan,
Batılı gönüllülerden oluşan ve kendisine ‘düzensiz peşmerge birliği’
adını veren Peşmerge Lejyonudur. Daha önceki adıyla Kürdistan Kardeşleri
olarak bilinen bu gruba en az 43 Amerikalı katıldı. Aramice
‘kendilerini feda edenler’ anlamına gelen DwekhNawsha Amerikan yabancı
savaşçılarının katıldığı diğer bir popüler grup olarak ön plana
çıkmakta. Bu milis grup DAEŞ’in Kuzey Irak’ta Haziran 2014’te başlattığı
ve aralarında 30 bin Hıristiyan’ın da bulunduğu 100 binden fazla insan
ev ve köylerini terk etmelerine neden olan operasyona karşı
oluşturulmuştur. Kürdistan Demokrat Partisi peşmergelerinin yanında
savaşan, savaş malzemelerini ve paralarını Kürtlerden alan DwekhNawsha
milisleri, saflarına 12 Amerikalı da dahil olmak üzere Batılı yabancı
savaşçıları kabul etmiştir.


Ortak söylem DAEŞ zulmü


Amerikan yabancı savaşçıları DAEŞ’e karşı savaşmaya iten farklı
saikler bulunmaktadır. DAEŞ katliamları karşısında duyulan öfke ve
dehşet sonucunda bir şeyler yapmak için harekete geçme isteği temel
nedeni oluşturmaktadır. Özellikle Yezidilerin bu süreçte yaşadıkları,
Amerikalıları oldukça etkilemiş durumadır. Suriye ve Irak’a gitmeye
başladıkları ilk andan bu yana bir yıl geçmesine rağmen, Amerikan
yabancı savaşçılar halen daha Sincar katliamına atıfta bulunmaktadırlar.
Ancak akılda tutmak gerekir ki Amerikalıların çoğu, ‘Suriye ve Irak’ta
ne aradıkları’ sorulduğunda herhangi bir savaş veya olaya atıf
vermemekte, genel anlamda DAEŞ zulmünü durdurmak için savaşmak
istediklerini belirtmektedirler.


Bazı Amerikan savaşçılar
için yukarıda yaşadıkları söylenen dehşet ve öfke Hıristiyan
aidiyetleriyle doğrudan alakalıdır. Örneğin, kendisine bir İsveç
televizyon kanalı tarafından Irak’ta olup bitenin korku verici olup
olmadığı sorulduğunda bir Amerikan savaşçı, aylarca bu soruyu kendisine
sorduktan sonra, Tanrı yukarıdan izlerken hiçbir şey yapmayıp oturuyor
olmaktan daha çok korktuğu kanaatine vardığını söylemiştir. DwekhNawsha
adlı gruba katılan Amerikan yabancı savaşçıların çoğunun radikalleşme ve
bu gruba katılma nedeni dinleriyle bağlantılıdır. Buna en iyi örnek,
Lübnan’da devam eden yurtdışı eğitim programını yarıda bırakarak bu
Hıristiyan milis gruba katılan 28 yaşındaki ilk Amerikan yabancı
savaşçıdır.


‘Maceraya atlıyorum’


Ucu bencilliğe vardığı için olsa gerek birçok Amerikan savaşçı
DAEŞ’e karşı neden savaştıkları sorulduğunda ‘macera aradıklarını’
söylememektedir. Ancak bu yabancı savaşçıların bazılarının eşyalarını
toplayarak dünyanın diğer bir ucundaki savaş bölgesine giderek
savaşmalarının bir nedeni de macera aramalarıdır. Deniz piyadesi olarak
Irak’ta 2006 yılında görev yapmış olan Patrick Maxwell New York Times’a
yapmış olduğu açıklamada “Suriye ve Irak’a gelmek aynı zamanda başka hiç
kimsenin rekabet edemeyeceği bir hikayeye ve maceraya sahip olmamı da
sağlayacaktı. . . Bir vatandaş olarak bir maceraya atılıyorum ve buna
kimsenin burnunu sokma hakkı yok.”


Yabancı savaşçılar
arasında yer alan eski askerlerin sivil hayata uyum sağlamakta
zorlandıklarını, savaşı ve askerlik sırasındaki arkadaşlığı
özlediklerini de hesaba katmak gerekir. Yine bazılarının ABD hükümetinin
DAEŞ’e karşı yanıtının yetersizliğini, Irak’ta Amerikan işgali
sonrasında elde edilen kazanımların kaybolmasının arkasında
Washington’un beceriksizliğinin olduğunu ve bu bakımdan Irak’ta hayatını
kaybeden Amerikan askerlerinin hayatlarını boşa feda ettiklerini
düşünenlerin olduğunu da söylemeliyiz.


Etkileri, sayıları nispetinde


DAEŞ’e karşı savaşmak üzere Suriye’ye ve Irak’a geldiğini beyan eden
Müslüman olmayan yabancı savaşçıların, Amerika’ya ek olarak Avustralya,
Çin, Brezilya, Kanada, Rusya ve diğer Batılı devletlerden oluşmak üzere
22 ayrı ülkeden geldikleri görülmektedir. Şu durumda bile bu yabancı
savaşçıların sayısı DAEŞ’e katılmak üzere Suriye ve Irak’a gelen
savaşçıların sayısının yanında çok az kalır. Dolayısıyla bu savaşçıların
savaşın sonucuna olan etkisi, sayıları nispetinde olmaktadır. Amerikan
yabancı savaşçılar sık sık kendilerinin ön saflara ulaşmalarını bile
engelleyen siyasetten, örneğin Kürtlerin bazı endişelerinden dert
yanmaktadır. Bana göre, DAEŞ bir Amerikan yabancı savaşçısını esir
aldığı takdirde, buradan oluşturacağı propaganda, Amerikan yabancı
savaşçılarının savaş esnasında yapmış olduğu katkıların çok daha
ötesinde bir zarar oluşturabilir.


patin.nathan@gmail.com