Karayılan'ın badisi İbrahim Parlak için yolun sonu
Karayılan'ın badisi için yolun sonu
1988’de iki jandarmayı şehit
eden PKK'lıların arasında Murat Karayılan'la birlikte yer alan İbrahim
Parlak, ABD’ye kaçmıştı. Parlak’ın sığınma başvurusunda yalan söylediği
anlaşılınca Türkiye’ye iade kararı çıktı. Ancak Kongre iki kez yasa çıkarıp kararı erteledi. Ertelemenin süresi bu hafta doluyor.
İbrahim Parlak ve Murat Karayılan'ın da aralarında
bulunduğu PKK'lı grup 1988'de Suriye sınırından Türkiye'ye geçerken
Jandarma ile girdikleri çatışmada iki askeri şehit etti. Üzerinde
Kalaşnikof ve el bombasıyla yakalanan İbrahim Parlak, 16 ay hapis
yattıktan sonra, sahte pasaportla ABD'ye kaçarak burada siyasi iltica
talebinde bulundu.
"KİMLİĞİNİ GİZLEYEREK BAŞVURDA BULUNDU"
Parlak ABD'ye varışının ardından Michigan'da kendine yeni bir
hayat kurdu. Cafe Gülistan isimli bir restoran açtı. ABD'li bir kadınla
evlendi ve Livia adında bir kızları oldu. Yaşadığı bölgede yardım
faaliyetlerine katıldı ve ABD'li dostlar edindi. Yaptığı Yeşil Kart
başvurusu kabul edildi ve bu kez Vatandaşlık için başvuruda bulundu.
Ancak Parlak'ın başvuruları yaparken PKK'lı kimliğini gizlediği ve iki
şehitli saldırıdan hiç bahsetmediği belirlendi. Yalan beyandan hakkında
dava açıldı ve 16 ay hapis yattı.
"HALA PKK'YI DESTEKLİYOR MUSUNUZ?"
Bu sırada ABD'deki çevresi 'Free Ibrahim' (İbrahim'e özgürlük)
isimli bir kampanya başlattı ve bu kampanya New York Times gibi ABD
gazetelerinde de çok geniş yer buldu. Daha sonra tutuksuz yargılanmak
üzere serbest bırakılan Parlak, davanın son duruşmasında 'Hala PKK'yı destekliyor musunuz?' sorusunu 'Tabii ki' diye yanıtlayınca hakim sınır dışı kararı verdi. Ancak karara tepki o kadar büyüdü ki Michigan Senatörü Carl Levin devreye girdi. İç Güvenlik Bakanlığı'ndaki etkisini de kullanarak Kongre'den kararın ikişer yıl ertelenmesi için iki kez karar çıkarttı.
ARTIK KAÇIŞ YOK!
Ancak ABD'li senatör geçen yıl emekli oldu. Yerine aynı
bölgeden seçilen iki senatör ise Parlak'ın ülkede kalmasına sıcak
bakmadı. Levin'in son aldırdığı kararın süresi önümüzdeki hafta doluyor.
Kongre 3 haftalık Noel tatiline girdiği için yeni bir erteleme kararı
çıkarılması mümkün değil. Parlak dün ABD basınına, 'FBI'ın kapımı çalıp
beni götürmesini bekliyorum. Bu artık her an olabilir' dedi. Parlak'ın
avukatı da, 'Bize tuzak kurdular. Süre dolumunu yeni bir karar çıkmaması
için Noel tatiline denk getirdiler. Türkiye perde arkası pazarlıklarla
Parlak'ı almaya çalışıyor' diye konuştu.
BU ADAM TAM BİR TERÖRİST
Parlak'ı mahkemede 7 avukat savundu. Ancak lehte bir karar
çıkmasını 37 yaşındaki genç savcı Mark Jebson'ın Parlak için mahkemedeki
son sözleri büyük ölçüde engelledi: İbrahim Parlak ona PKK ile ilgili
sorduğum tüm sorularda itirafta bulundu. Lübnan'daki PKK kampında
bulunduğunu, Suriye sınırından Türkiye'ye girerken silahlı olduğunu
itiraf etti. Yeşil Kart ve vatandaşlık başvurusu yalanlarla dolu. Hala
PKK'yı desteklediğini söylüyor. Dünyada bazı ülkelere göre Usame Bin
Ladin bir özgürlük savaşçısı. Ladin bir Özgürlük savaşçısı değil
terörist. İbrahim Parlak da özgürlük savaşçısı değil, bu adam tam
anlamıyla bir terörist. Bu konuşma sonrasında ABD'li kadın hakim
Elizabeth A. Hacker 59 sayfalık kararla Parlak'ın Türkiye'ye sınır dışı
edilmesine karar verdi.
"FBI HER AN KAPIMI ÇALABİLİR"
ABD'de kendisine bir restoran açan ve sosyal bir çevre edinen
Parlak (53), kendisinden 14 yaş küçük Michele Gazzolo adlı bir ABD'li
doktora öğrencisiyle evlendi. Livia isimli bir kız çocuğu oldu. Çift
daha sonra ayrıldı. Parlak şimdi dostlarına, "Her an FBI'ın kapımı çalıp
beni Türkiye'ye teslim etmesini bekliyorum" diyor.
VATANDAŞLIK TALEBİ 3 KEZ REDDEİLDİ!
Demokrat Senatör Carl Levin ile Cumhuriyetçi Temsilciler
Meclisi üyesi milletvekili Fred Upton üç kez Parlak'ı ABD vatandaşı
yapmak için Amerikan Senatosuna ve Amerikan Kongresine özel yasa
önergesi verdi.
20 Aralık 2015